Google, küresel Gemini kampanyasını genişletirken, bugün Türkiye’nin en büyük yapay zekâ platformlarından biri haline gelen Yandex AI, İstanbul’da tüketici odaklı yapay zekânın nasıl olması gerektiğine dair farklı bir vizyonla yanıt veriyor.

İstanbul’un pek çok noktasında, yoldan geçenler iki teknoloji şirketi arasında alışılmadık bir görsel diyaloğa tanıklık ediyor.
Bir billboardda Google’ın Gemini’ı, insanları “daha fazlası” olmaya davet ediyor. Kampanya; platformun görsel üretim araçlarını bir model olmak, uzayı keşfetmek, bir futbol yıldızı gibi gol atmak ya da kendinin daha gösterişli ve idealize edilmiş bir versiyonuna bürünmek gibi ilham verici senaryolar üzerinden tanıtıyor: Reklamlardan biri kullanıcıları “Ezgi gibi saç modeli bul” diye teşvik ederken, bir diğeri “Feyyaz gibi uzaya çık” çağrısında bulunuyor. Kampanyanın geneline bakıldığında yapay zekâ; hayallere ulaşmanın ve kendini yeniden tanımlamanın bir aracı olarak konumlandırılıyor.
Hemen yakındaki başka billboardlar ise bu mesaja adeta karşılık veriyor.
Yandex AI’ın yeni #olduğungibi kampanyası neredeyse tam tersi bir yaklaşım benimsiyor. Reklamlar; insanlardan kendilerinin daha başarılı ya da daha gösterişli bir versiyonunu hayal etmelerini istemek yerine, sıradan anların güzelliğini kutluyor. Bir billboardda izleyicilere “Sen her halinle güzelsin. Yandex AI ile şık bir kahvaltı rotası bulmaya ne dersin? #olduğungibi” deniyor. Bir diğerinde ise küçük bir çay masasında yaşlı amcaların yanında oturan bir astronot yer alıyor; görselin altında ise şu cümle okunuyor: “Dünya güzel. Yandex AI ile yeryüzünün tadını çıkar.”

İki kampanya arasındaki tezat oldukça çarpıcı.
Google’ın kampanyası, küresel yapay zekâ pazarlamasında giderek yaygınlaşan bir eğilimi yansıtıyor. Pek çok şirket yapay zekâyı; görünüş, üretkenlik, yaratıcılık, statü ya da yaşam tarzı gibi alanlarda kendini dönüştürmenin bir aracı olarak sunuyor. Aslında, kendini bir model, bir astronot ya da bir futbol yıldızı olarak hayal etmek istemeyecek kim var ki? Kampanya; ilham ve kendini geliştirme temalarını ön plana çıkararak yapay zekâyı, insanların daha cilalı, daha idealize edilmiş ya da daha iddialı versiyonlarını keşfetmesinin bir yolu olarak konumlandırıyor.
Gemini’ın reklamları, ufak çeviri değişiklikleriyle neredeyse her pazarda yayımlanabilecek nitelikteyken, Yandex AI’ın yanıtı tanıdık olana ve yerel rutinlere yaslanıyor. Görseller; Boğaz manzaralı kahvaltılar, mahallede yapılan keyifli sohbetler ve gündelik ritüeller gibi Türk izleyicinin anında tanıyacağı sahnelere atıfta bulunuyor. Sloganın kendisi bile — #olduğungibi — teknoloji reklamlarında sıkça kullanılan o iddialı dilden farklı bir duygusal ton taşıyor.
Konsept billboardların ötesine de geçiyor. Yandex AI, kampanyaya özel bir dizi temalı görsel üretim filtresi sundu. Bu filtreler kullanıcıları, ünlü ya da fantastik senaryolara değil; sakin, son derece yerel Türk ortamlarına ve yavaş akan sosyal anlara taşıyor.
Bu billboard diyaloğu, yapay zekâ kaygısı ve dijital tükenmişlik üzerine konuşmaların giderek arttığı bir döneme denk geliyor. Günümüzdeki yapay zekâ pazarlamasının büyük bölümü hâlâ optimizasyon ve kendini yeniden tanımlama söylemi etrafında dönüyor. Yandex AI’ın kampanyası ise buna kıyasla, yapay zekânın insanlar için ne anlama gelmesi gerektiğine dair çok daha yumuşak bir vizyon sunuyor.
Ortaya çıkan tablo, tüketici odaklı yapay zekâya yönelik iki farklı vizyonun, kamuya açık ve oldukça doğrudan bir karşılaşması niteliğinde. Şimdilik bu konuşmanın en görünür şekilde yaşandığı sahne ise İstanbul sokakları.






